Korganspor bugün (07 Şubat 2010) Ordu’da grubun lideri olan Ulubeyspor ile 3-3 berabere kaldı.
Ulubeyspor’un 1-0 öne geçtiği maçta Korganspor durumu 1-1 yaptı. Korganspor öne geçerek durumu 2-1 yaptı. Ulubeyspor beraberliği yakalayarak durumu 2-2 yaptı.
2-2 beraberlikten sonra Korganspor maça ağırlığını koydu ve bir gol atarak 3-2 öne geçti. Bu öne geçişin getirdiği gevşeklikten yararlanan Ulubeyspor bir gol daha attı ve maç 3-3 berabere bitti. Korganspor’un puanı 14 oldu.
Maç genel olarak değerlendirilirse, Ulubeyspor, sert oyna, düşür gibiydi. Korganspor ise, az dokunulsa da yere düşmeyi sever gibiydi. Ancak, Korganspor çok iyi oynadı.
Maçın hakemleri bu yanıltmaca davranışlara aldanmayarak tarafsız maç yönettiler. Orta Hakem kendinden emin bir şekilde oyunun kontrolünü elinde tuttuğundan iyi bir yönetim sergiledi.
Karadeniz Bölgesi Bölgesi’ne ait, serende, serender, serente gibi bir çok ismi olan, yöremizde serente ve serentü diye adlandırılan bu yapı şekli, içine kışlık kuru yiyeceklerin, fındık, ceviz çuvallarının, tarlaya ekilecek tohumlarınkonulduğu, evlerden ayrı yapılan, merdivensiz bir depodur.
Serente, içine fare ve diğer zararlıların girmemesi için yapılış bakımından farklı bir yapı şeklidir. Merdivensiz olan ve ağaçtan yapılan bu binaya seyyar merdivenle çıkılır. Dayanıklı ağaçlardan yapılan serente uzun ömürlü olur. Çekimini yaptığımız ve yaklaşık -230 veya 238- yıllık olduğu söylenen en eski serente Yazıcı Mah. Uzunkırık Sokak’tadır.
Bu çekimde, maddi ve manevi yardımcı olan Şeyda MENDİL’e teşekkür ediyorum.
Ordu İl Müftülüğü’nden Şube Müdürü olarak emekli ve hac konusunda oldukça tecrübeli olan Korganlı Rıdvan EREN, Suriye Gezi Programı düzenlemiştir.
Kur’an’da, Tevbe Suresi’nin 112. ayetinde ibret almak için seyahat edenler övüldüğü gibi, yine bir çok ayette: ‘’ Yer yüzünde gezip dolaşın…’’ anlamındaki ayetler de bunun önemini anlatmaktadır.
Peygamber Efendimiz de: ‘’ Seyahat ediniz, şifa bulursunuz! ‘’ diyerek seyahatta şifa olduğuna dikkat çekmiştir.
Geziye katılmak isteyenler PUAN TUR ORDU ŞUBESİ görevlisi Rıdvan EREN’i arayarak bilgi alabilirler.
PUAN TUR ORDU ŞUBESİ
HAC VE UMRE ORGANİZASYONU
MUHTEŞEM SURİYE GEZİSİ PROGRAMI:
(2010 NİSANAYINDA 3 GÜN 3 GECE )
PROGRAM:
Ordu’ dan Şanlı Urfa’ya hareket
Şanlı Urfa’ya varış ve ikramdan sonra Urfa ziyaretlari
Kilis Öncüpınar Kapısı’ndan hareket ve Suriye’ye gidiş
Şam Yolu’nda kahvaltı
Hz. Ali’nin kızı Sıdı Zeynep Camii Türbesi ziyareti
Otele intikal
Tarihi Emeviye Camii ziyareti
Hz.Yahya Peygamber’in Türbesi
Hz.Hüseyin’in Kesik başının bulunduğu makamı ziyaret
Osmanlı Şehitliği ziyareti
Selahaddin-i Eyyubi’nin makamının ziyareti
Tarihi Hamidiye çarşısı gezisi
Ömer bin Abdil Aziz’in kabri
Peygamberimiz (s.a.v.)’in 2 hanımı Ümmü Habibe ve Ummu Seleme’nin kabirleri
Muhyiddini Arabi’nin kabir ziyareti
Seyitler Mezarlığı
Bilal-i Habeşi’nin kabri
Son padişah Vahidettin’in kabri
Serbest zaman
Otele dönüş ( 1 saat istirahat )
Akşam yemeği
Yemek sonrası Kırklar Dağı’ndan Şam’ın görünüşü
Otele dönüş ve konaklama
Ertesi gün Halep’e hareket
Humus şehrinde Halid bin Velid Camii ve Türbesi ziyareti
Hama’ya hareket
Hama’da tarihi su değirmenleri
Dertli Dolap ziyaretleri
Öğle yemeği
Yemek sonrası tarihi Kapalı Çarşı gezisi
Halep Kalesi gezisi
Zekeriya (a.s.)’ın Camii ve Türbesi ziyareti
Kermiye Camii ziyareti
Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) ayak izinin bulunduğu makamı ziyaret
Otele dönüş ve Halep’te konaklama.
Ertesi gün sabah Halep’ten dönüş.
Türkiye içindeki dönüş güzergahı grubun isteği doğrultusunda şekillenecektir
Yine isteğe bağlı olarak Şam’da iki gece konaklama olabilir.
Gezinizin güzel ve neşeli geçirmesi dileği ile……
ÜCRETE DAHİL OLAN HİZMETLER:
Kılimalı LÜKS Otobüslerle gidiş ve dönüş ücretleri
Vize ve çıkış işlemleri
4-5 Yıldızlı otellerde 2’şer ve 3’er kişilik odalarda konaklama
Su hayattır, su nimettir, su ve su sesi şifadır, ilaçtır, su enerjidir, su bir ülkenin can damarıdır, su medeniyettir. Su olmasaydı, insanlar leş gibi kokardı. Fakat, suları pisliklerimizle kirleterek biz kokutuyoruz.
Yer altından öyle sular çıkarki, çok büyük nehirler oluşturur, göller, çaylar, dereler, şelaleler oluşturur. Her biri yaşayanlar için hayat kaynağı olur.
Yazıcı Mahallesi’nin yer altı suları da Değirmen Deresi denilen dere, bu derede şelaleler oluşturur.
Bu çekimlerde maddi ve manevi yardımcı olan Şeyda MENDİL’e teşekkür ediyorum.
Şiddetli kar yağışının ardından Çarşamba günü açan havadan sonra bugün (31 Ocak 2010) Korgan’da hava bahar havası gibiydi.
Rüzgarın da etkisi ile yağan kar iki gün içinde eridi. Bugün güneş soluktu, uzaklara bakıldığında aşırı nem ve buhar güneşin ışığını kesiyordu. Böyle havalar ağaçlar yaprak açmaya başladığında olduğundan sanki yaprak havası idi.
Çekim yapmak için Tatarcık Köyü’ne doğru gittiğimizde önceleri net görünen Korgan ve Fatsa Sahili bugün görülemiyordu.
Denizden yüksekliği yaklaşık -850- m. olan Tatarcık Köyü’nde ve köyün meşhur Maden Ormanları’nda bilemor renkleri ile Yabani Menekşeler ve sarı renkleri ile Çuha Çiçekleri ağaçların arasında, yeşil otların üzerinde desen gibi, nakış gibi olmuştu.
Korganspor bugün (07 Şubat 2010) Ordu’da grubun lideri olan Ulubeyspor ile 3-3 berabere kaldı.
Ulubeyspor’un 1-0 öne geçtiği maçta Korganspor durumu 1-1 yaptı. Korganspor öne geçerek durumu 2-1 yaptı. Ulubeyspor beraberliği yakalayarak durumu 2-2 yaptı.
2-2 beraberlikten sonra Korganspor maça ağırlığını koydu ve bir gol atarak 3-2 öne geçti. Bu öne geçişin getirdiği gevşeklikten yararlanan Ulubeyspor bir gol daha attı ve maç 3-3 berabere bitti. Korganspor’un puanı 14 oldu.
Maç genel olarak değerlendirilirse, Ulubeyspor, sert oyna, düşür gibiydi. Korganspor ise, az dokunulsa da yere düşmeyi sever gibiydi. Ancak, Korganspor çok iyi oynadı.
Maçın hakemleri bu yanıltmaca davranışlara aldanmayarak tarafsız maç yönettiler. Orta Hakem kendinden emin bir şekilde oyunun kontrolünü elinde tuttuğundan iyi bir yönetim sergiledi.
Karadeniz Bölgesi Bölgesi’ne ait, serende, serender, serente gibi bir çok ismi olan, yöremizde serente ve serentü diye adlandırılan bu yapı şekli, içine kışlık kuru yiyeceklerin, fındık, ceviz çuvallarının, tarlaya ekilecek tohumlarınkonulduğu, evlerden ayrı yapılan, merdivensiz bir depodur.
Serente, içine fare ve diğer zararlıların girmemesi için yapılış bakımından farklı bir yapı şeklidir. Merdivensiz olan ve ağaçtan yapılan bu binaya seyyar merdivenle çıkılır. Dayanıklı ağaçlardan yapılan serente uzun ömürlü olur. Çekimini yaptığımız ve yaklaşık -230 veya 238- yıllık olduğu söylenen en eski serente Yazıcı Mah. Uzunkırık Sokak’tadır.
Bu çekimde, maddi ve manevi yardımcı olan Şeyda MENDİL’e teşekkür ediyorum.